Son Eklenenler
Anasayfa » Film Eleştirileri » Festival Filmleri » REHA ERDEM’den JİN

REHA ERDEM’den JİN

Geçtiğimiz ay !f‘te Türkiye Prömiyerini yapan Reha Erdem‘in yeni filmi, “Jin” bu hafta vizyonda.
Jin, Erdem’in filmografisinin yedinci filmi. İlk filmi A Ay’dan tam on yıl sonra ikinci filminini çeken Erdem, artık filmlerinin arasına bu kadar uzun süre koymaktan belli vazgeçmiş ki, bu yıl içinde ikinci filmi “Şarkı Söyleyen Kadınlar” da önümüzdeki aylarda vizyonda olucak.

Reha Erdem ilk filminden bu yana, filmlerinde genelde hep kendine has, gerçeklikten uzak bir dünya yaratıyor. Bu işi “Jin”‘de sürdürüyor. Film, dağa çıkmış 17 yaşında gerilla bir genç kızın, dağdan ayrılışını ve kendi başına çıktığı yolculuktaki mücadelesine değiniyor.

Filmin ekseninde Türk-Kürt meselesi gibi görünen konu, Reha Erdem sinemasının gereği olarak sırtını gerçeğe dayamıyor. Zaten Türk- Kürt meselesini, çatışmalarını ve geçtiği coğrafyayı düşünürsek, filmde izlediğimiz coğrafyayla da örtüşmüyor. Zaten Erdem’in de örtüştürmek gibi bir derdi de hiç yok.

Filmin büyük bir kısmının geçtiği ormanlık alanlar, mağaralar, dağlar, dereler, tabiatın türlü güzellikteki halleri, ayıdan geyiğe kadar bir çok hayvan bir araya gelerek karşımıza doğa manzaralı muhteşem bir tabloyu çıkarıp koyuyor. Filmin karelerinin resim gibi olması boşuna değil. Zira filmde özellikle ormanın içindeki bazı planlar oluşturulurken, Alman ressam Caspar David Friedrich‘in bazı tabloları referans alınmış.

 

Jin, ı harfinin üzerindeki şapkanın varlığı ya da yokluğuna bağlı olarak kadın ya da hayat anlamına geliyor. Filmin kahramanı Jin, adının anlamını öylesine yansıtıyor ki herhalde Jin’i en kısa yoldan başka türlü anlatmak için daha iyi bir isim olamazdı.

Erkekleri cevap, kadınları soru olarak gören Erdem, filmlerinde kadınları genelde merkeze alarak, kadınlarla birlikte sorulara devam ediyor.

Günümüzün siyasi atmosferi içerisinde çeşitli yorumlara maruz kalabilecek olan “Jin”, bana göre dönemin politikasını yapmaktan çok toplumda hangi etnik kökenden, hangi sosyal yapıdan, hangi yaş düzeyinden olursa olsun kadın olmanın peşine düşüyor.

Erdem, kadının toplumdaki yerinden, kadına bakışa, kadının hayat mücadelesine ve en önemlisi de kadının var olma çabalarına, cevap olarak gördüğü erkekleri de içine katarak, kafa yoruyor. Kafa yorduğu kadının yaşı, etnik kökeni, sosyal kimliği değişiyor. Hayat değil de Jin oluyor belki, ama temelde var olma sorunları değişmiyor.

Filmin sinematografik yapısına, ses kurgusuna, yarattığı atmosfere laf söylemek çok zor. Reha Erdem, yıllardan beri birlikte çalıştığı Florent Henry ile, adeta Ingmar Bergman ile Sven Nykvist gibi ayrılmaz ve harika işler çıkaran ikili olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Filmin gerek açılış gerekse kapanış sahneleri çarpıcı. Özellikle yönetmenin diğer filmlerinde de olduğu gibi bu filminde de görüntüyü tamamlayan sesler, filmin etkisini bir kat daha arttırıyor. Filmin son sahnesinde, Jin’in ölümsüz olduğuna inanılan savaşçı Akhilleus’u anımsatan hali, onu bir an bile olsa kahraman gibi algılamama neden oluyor.

Reha Erdem, Türkiye’de 7. sanat olan sinemayı, sinema gibi yapmaya çalışan, bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az olan yönetmenlerden biri. Dolayısıyla “Jin”, onun filmlerini ve sinemayı anlamak gibi bir derdi olan herkesin izlemesi gereken bir film iken, Filmin tamamen alışveriş merkezi sinemalarında gösterilmesi münasebetiyle , pikniğe gider gibi sepetini kucak dolusu patlamış mısır, kola vs ile doldurup, hadi eğlencesine filme gidelim zihniyetiyle filme gelen, açlıktan ölecekmiş gibi elindekilerden birini bırakıp birini yiyen ve mütemadiyen konuşma telaşında, film izlerken konuşmama adabından yoksun kişilerin şiddetle uzak durmasını canı gönülden dilediğim bir film aynı zamanda, jin. Zira bu son cümlelerde söylenenler tecrübeyle sabittir.

İbadet eder gibi, kendini filmin atmosferine kaptırmış insanların salonlarda çoğalması dileğiyle, iyi seyirler…

Hakkında Esra Sezer

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>